‘İletişim ve Medya İlişkileri Yönetiminde Mesleki İlkeleri’ belirlendi

29 Tem

Kamuoyunun doğru bilgi ve habere ulaşmasında kendi sorumluluklarını azami ölçüde yerine getirmek, yüksek anlayış ve iş birliği içinde sağlıklı bir iş modeli oluşturmak amacıyla yola çıkan Bilişim Muhabirleri Derneği (BMD), Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD), İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği (İDA), Kurumsal İletişimciler Derneği (KİD), Reklamverenler Derneği (RVD), TOBB Medya ve İletişim Meclisi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD), ‘İletişim ve Medya İlişkileri Yönetiminde Mesleki İlkeler’i kabul etti.

Rehber niteliğinde hazırlanan ilkeler, 28 Temmuz Perşembe günü, tarafların katılımıyla gerçekleştirilen bir imza töreniyle taahhüt niteliği kazandı.

İmzacı taraflar, gerek bu ilkelerin yaygınlaştırılması, gerek mükemmelleştirilmesi gerekse uygulamanın izlenmesi konusunda iş birliği yapma konusunda da fikir birliğine vardı.  Kurum ve şirketlerin üst yönetim ve kurumsal iletişim yöneticileri, iletişim danışmanlığı şirketleri ile medya mensuplarının dâhil olduğu meslek örgütlerinin hayata geçirdiği iş birliği modeli, pek çok açıdan örnek oluşturuyor. 

IletisimveMedyaIliskileriYonetiminde MESLEKI ILKELER buradan tıklayıp görebilirsiniz.

İmzacı tarafların, ekte sunulan ‘İletişim ve Medya İlişkileri Yönetiminde Mesleki İlkeleri’nin kabulüne ilişkin yaptıkları değerlendirmeler şöyle:Baskanlar Foto

Bilişim Muhabirleri Derneği Başkanı Musa Savaş: “Gerekli ve yapılması kaçınılmaz olan bir şeyin yapılmamasındansa geç de olsa yapılmasının doğru olduğunu düşünüyoruz. Böyle bir çalışmanın içinde yer almaktan dolayı çok mutluyuz. Bilişim Muhabirleri Derneği olarak İletişim ve Medya İlişkileri Kılavuzunun gerek pratiğe dökülmesine gerekse de zaman içinde geliştirilmesine har zaman destek olacağız.”

Ekonomi Gazetecileri Derneği Başkanı Celal Toprak: “İletişim ve medya sektörü arasında ilişkileri etik, hukuki, doğru ve sağlıklı yürütmek amacıyla başlattığımız çalışmanın iletişim sektöründe uzun dönemdir tartışılan sorunlara önemli katkı sağlamasını  diliyoruz. Diğer medya ve iletişim örgütlerinin de katılımıyla deklarasyonun  yaygınlaşmasını temenni ediyoruz.”

İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Işıl Arıdağ: “İletişim sektöründe rolü olan tüm meslek örgütlerinin gelişmeye yönelik olarak, güç birliği içinde, tek çatı altında buluşmasına büyük önem veriyoruz.  Sağlıklı ve güvenli bir ortam sağlayan işbirliği platformların sektörümüzü geleceğe güvenle taşıyacağına inanıyoruz. Bu meslek ilkelerinin oluşturulması aşamasında ilgili herkesin karşılıklı anlayış ve işbirliği içinde hareket etmesi, içeriğin kendisi kadar anlamlı ve değerliydi. Örnek bir ‘iş modeli’ hedefi ile çıkılan bu yolculuğun kendisi de örnek bir ‘işbirliği modeli” oldu. İletişim ve Medya İlişkileri Yönetimi’ konusunda gerçekleştirdiğimiz bu muhteşem işbirliğinin yeni, ancak çok etkili bir başlangıç olduğuna inanıyoruz.”

Kurumsal İletişimciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bengi Vargül Şen: “Meslek standartlarının yükseltilmesine öncülük etmeyi kuruluşunda misyon edinen Kurumsal İletişimciler Derneği’nin Başkanı olarak, İletişim ve Medya İlişkileri Yönetimi-Mesleki İlkeler Kılavuzu’nun imza törenine tanıklık etmekten çok mutluyuz. Bugünden sonra kılavuzda yer alan ilkelere sahip çıkma, onların sorumluluğunu taşıma ve uygulanması için önemli çabalar sarf etme görevi, tüm sektör paydaşlarına düşüyor. Bunu başarabildiğimiz takdirde, deneyimlerimiz, bilgi ve birikimlerimiz mesleki standartlara dönüşerek ve iş yapış şeklimizle fark yaratmaya ve kurumlarımıza değer katmaya devam edeceğiz.”

Reklamverenler Derneği – RVD Başkanı Ahmet Pura: “Dünya kan kaybediyor, sektörlerde rekabet değil savaş var… Bunlar hep uzun vade için olumsuzluk sinyalleri… Toparlanmayı, öncelikle doğru iş modelleri ve etik değerlere uyum sağlayacak. Yumruk sıkışırsak el sıkışamayız diyoruz. Uyumu, barışı ve doğruları bulmak adına uzlaşı esastır diyoruz.  İşte bu beraberlik önemli bir şans! Kabul edilen meslek ilkelerinin uygulanması hem sektöre ve hem de topluma  örnek olacaktır.”

TOBB Medya ve İletişim Meclisi Başkanı Hakan Güldağ: “Medya işiyle uğraşanlar imtiyazlıdır. Gazetecilik imtiyazlı bir meslektir. Bunun tek nedeni ise bireyin ve toplumun haber alma hakkıdır. Kendi yaşamımızdan başlayarak bizi ilgilendiren pek çok konuda özgür, dolayısıyla doğru karar alabilmek için, etrafımızda ne olup bittiğini doğru bilmemiz gerekir. Çeşitli kanallarıyla medyanın imtiyazı da bireyin ve toplumun bu ihtiyacının karşılanmasından kaynaklanır. Mesleğimizde her şey bundan sonra gelir ve başka hiçbir imtiyaz aranmaz. İletişim ve Medya İlişkileri Yönetiminde Mesleki İlkeler, ortaya çıkan ihtiyaç üzerine, çeşitli boyutlarıyla bu durumu yeniden hatırlatıyor. Şimdi bize düşen görev, altına imza koyduğumuz taahhütlere uymak ve yaygınlaştırmak…”

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkan Vekili Vahap Munyar:  Gazetecilerin en geniş yol haritası olan TGC’nin önderliğinde hazırlanan Türkiye Gazeteciler Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nin de temel esas alındığı bu metin son derece önemli. Gazeteci, basın özgürlüğünü, halkın doğru haber alma, bilgi edinme hakkı adına dürüst biçimde kullanır. Bu amaçla her türlü sansür ve oto sansürle mücadele etmeli, halkı da bu yönde bilgilendirmelidir. Gazetecinin halka karşı sorumluluğu, başta işverenine ve kamu otoritelerine karşı olmak üzere, öteki tüm sorumluluklardan önce gelir. Bilgi ve haber ile özgür düşünce, herhangi bir ticari mal ve hizmetten farklı olarak toplumsal bir nitelik taşır. Gazeteci, ilettiği haber ve bilginin sorumluluğunu üstlenir ve paylaşır. Gazetecinin özgürlüğünün içeriğini ve sınırlarını, öncelikle sorumlulukları ile meslek ilkeleri belirler. Buna  uygun gazetecilik yapılmasının sağlanmasında tüm meslek örgütlerine büyük rol düşüyor. Ancak bu şekilde mesleğimizin standartlarını yükseltebiliriz.”

Türkiye Halkla İlişkiler Derneği – TÜHİD Başkanı Gonca Karakaş: “İletişim ve Medya sektörü profesyonellerinin ortak iş birliği süreçlerini ve çalışma disiplinlerini, sektör örgütleri olarak bir kez daha kayıt altına almamızı çok önemsiyoruz. Hem iletişim hem medya sektörünün gelecek nesillerine mesleğimizi daha iyi tarif edebilmek, gelişen sistemleri kalite kavramı ile birleştirerek taşımak hepimizin görevi. Bu oluşturduğumuz sistemi, uygulamada takip edebilmek ve geliştirmek de aynı şekilde görevimiz. Sektörümüze hayırlı olmasını dileriz.”

*********

Bilişim Muhabirleri Derneği – BMD hakkında: Bilişim Muhabirleri Derneği-BMD, Türkiye’de Bilgi Teknolojileri alanında görev yapan basın mensuplarının 20 Şubat 1998 tarihinde kurdukları 142 üyeli bir dernektir. Üyeleri arasında gazete, dergi, haber ajansları, radyo, televizyon ve haber portallarının çalışanları bulunan derneğin amacı, “Türkiye’nin bilgi toplumuna dönüşmesi sürecine katkıda bulunmak” olarak belirlenmiştir.

Ekonomi Gazetecileri Derneği – EGD hakkında: Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Türkiye genelinde muhabirinden köşe yazarına, editörden serbest çalışanına bütün meslektaşları bünyesinde toplayan ekonomi alanında en fazla gazeteci üye sayısına sahip meslek örgütüdür. EGD’nin yaklaşık 800 üyesi bulunmaktadır. EGD, üye profilinin gücü, düzenlediği etkinlikler ve nitelikleriyle Türkiye’nin en etkili STK’larından biridir.

İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği  – İDA hakkında: İletişim Danışmanlığı sektörünün önde gelen 27 şirketini temsil eden İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği-İDA, 2004 yılında sektörü geliştirmek amacıyla kurulmuştur. Beş kıtada 32 ülkeden 2.500’ü aşkın halkla ilişkiler şirketinin üye olduğu Uluslararası İletişim Danışmanlığı Birliği – ICCO’nun Türkiye temsilcisidir. Derneğin başlıca amacı; sektörü geliştirmek, genişletmek ve itibarını artırmak; üyelerinin, mesleğin ve piyasanın sorunları karşısında dayanışmalarını ve rekabet ortamını zedelemeden ortak hareket etmelerini sağlamak; sektörde haksız rekabete, kayıt dışı faaliyete ve etik dışı davranışlara karşı bilinç yaratmaktır.

Kurumsal İletişimciler Derneği –  KİD hakkında: Türkiye ekonomisine yön veren önemli kurumlarda çalışan Kurumsal İletişimcilerinin inisiyatifiyle 2009 yılında kurulan Kurumsal İletişimciler Derneği, kurumsal iletişim mesleğinin bilinirliğini ve itibarını artırmak, meslek standartlarının yükseltilmesine liderlik etmek, üyeler arası bilgi alışverişinde bulunmak, diyaloğu güçlendirmek ve genç iletişimcilere eğitim olanakları sağlamak amacıyla gerçekleştirdiği faaliyet ve çalışmalarla kurumsal iletişim sektörünün gelişimine katkıda bulunmaktadır. 75 üyesi bulunan Kurumsal İletişimciler Derneği üye kurumlarının %60’a yakını sektöründe ilk 10 arasında yer alıyor.

Reklamverenler Derneği –  RVD hakkında: Reklamverenler Derneği’nin misyonu Türkiye’de reklamın önemini, etkinliğini, verimliliğini, bilincini anlatmak ve artırmak, reklamla ilgili tüm süreçlerde reklamverenlerin haklarını korumaktır.  Reklamverenler Derneği, reklamveren – medya – reklam ajansı üçgeninde işleyişi yenileyerek güçlendirmenin yanı sıra, 20. yılında kavuştuğu yeni yapısıyla reklam sektöründeki problemlere yepyeni çözümler getirerek gerekli değişimleri başlatma; sistemlerin ve süreçlerin sağlıklı ilerlemesi için etkili adımlar atma amacındadır. Reklamverenler Derneği, reklam sektörünün sağlıklı işleyişi ve gelişimi için öncülük etmek amacıyla markalaşma ve pazarda yaşanan problemlere odaklanmayı; sektörün ileri gelenlerini bir araya getirerek sorunları çözüme ulaştırmayı ve reklamverenleri sektörel gelişmelerden haberdar etmeyi hedeflemektedir.  Reklamverenler Derneği, Türkiye’de reklam pazarının her geçen gün büyüdüğü, rekabet ortamının giderek geliştiği ve markalaşma sürecinin yeni bir ivme kazandığı bir dönemde, gerçekleştirdiği tüm etkinliklerde ve etkili olduğu tüm alanlarda sektörün yapısına uygun olarak, diğer sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte hareket eder.

TOBB Medya ve İletişim Meclisi hakkında: Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, odalar ve borsalar arasındaki birlik ve dayanışmayı temin etmek, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, oda ve borsa mensuplarının meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, bunların birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere, meslek disiplinini ve ahlâkını korumak, ülkenin kalkınması, ekonominin gelişmesi için gerekli çalışmaları yapmak ve bu Kanunda belirtilen hizmetleri yerine getirmek amacıyla kurulan, tüzel kişiliğe sahip, kamu kurumu niteliğinde meslek üst kuruluşudur.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti –  TGC hakkında: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ülkenin tek partili yönetimden çok partili demokratik bir rejime geçme sancılarının başladığı 1946 yılının 10 Haziran günü kurulmuştur.  81 ilden3 bin 872 üyesiyle Türkiye’nin en büyük gazetecilik meslek örgütüdür.  Gazete, dergi, radyo, televizyon gibi yazılı, işitsel, görsel ve elektronik iletişim ve internet alanlarını kapsayan gazetecilik mesleğini; mesleğin geleneklerini, ahlak ilkelerini korumak; Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nin herkes tarafından benimsenmesini, geliştirilmesini, korunmasını, toplumda yaygınlaşmasını sağlamak, herkesin bilgi edinme, halkın doğru haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkını, iletişim, düşünce açıklama, eleştiri ve yorum hakkı ile ifade ve basın özgürlüğünü savunmak; gazetecileri meslekleri içinde maddi ve manevi yönleriyle geliştirmek, ilerletmek, korumak ve yüceltmek amacıyla kurulmuştur.  Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ile gazetecilerin yol haritasını belirlemiştir. Yerel Medya Eğitim Seminerleri ile bugüne kadar 8 bin gazeteciye meslek içi eğitim vermiştir. Her yıl düzenlediği  Türkiye Gazeteciler Başarı Ödülleri, Sedat Simavi Ödülleri, Basın Özgürlüğü Ödülleri, Burhan Felek Basın Hizmet Ödülleri ve Yerel Medya Ödülleri ile  gazetecileri ödüllendirmektedir.

Türkiye Halkla İlişkiler Derneği – TÜHİD hakkında: Türkiye Halkla İlişkiler Derneği-TÜHİD, 1972 yılında kurulmuş, iletişim sektörünün en eski örgütüdür. TÜHİD, Türkiye’deki halkla ilişkiler uzmanlarını bir çatı altında toplayarak, mesleki dayanışmayı sağlamak, mesleğin tanınması, yerleşmesi ve gelişmesi yolunda çalışmalar yapmak, genç iletişimcilerin sektöre uyumunu sağlayıcı sistemlere katkı vermek, iletişim fakültelerinin eğitim sistemi ile sektörel uyumuna katkı sağlamak amacıyla faaliyet göstermektedir. TÜHİD’in ayrıca bu yıl on beşincisini düzenlediği Altın Pusula Türkiye Halkla İlişkiler Ödülleri de iş dünyasında ve sektörde ilk ve tek olma özelliğini taşımaktadır. TÜHİD, TOBB Türkiye Medya ve İletişim Meclisi kurulmasına öncülük etmiştir. KALDER-Türkiye Kalite Derneği ve Global Alliance üyesidir. BM Global Compact Küresel İlkeler Sözleşmesini 2008 tarihinde imzalamıştır.

Her çocuk özeldir

27 Eki

Dijital Reklam notları

Bu bir sinema filmidir. Türkçe altyazılıdır. 2 saat 43 dk sürüyor. Uygun bir zamanınızda vakit ayırıp izlemeniz önerilir.  Kesinlikle beğeneceksiniz.

Orijinal isim: Taare Zameen Par / Like Stars on Earth / Yerdeki Küçük Yıldızlar

IMDB Puanı: 8.4/10 — En iyi 250 film listesinde 237. sırada

View original post

Türkiye İnternet alışkanları araştırması 2014 tam raporu – DigitalSCOPE

10 Ağu

internetInteractive Advertising Bureau’nun Türkiye merkezi IAB Türkiye, Orta ve Doğu Avrupa’dan diğer 7 IAB ülkesinin ortak katılımıyla hazırlanan ve internet kullanımı konusunda iç görü sağlamak amacıyla yapılan DigitalSCOPE 2014
Raporu’nu yayınladı. Rapora göre, Türkiye’de online tüketiciler internette en çok arama motoru ve e-posta hizmetlerini kullanıyor, bunların yüzde 73’ü TV izlerken aynı anda internete bağlanıyor.
Türkiye’deki internet kullanıcılarının alışkanlıklarını analiz eden DigitalSCOPE 2014 Raporu’nun sonuçlarına göre, Türkiye’de internet kullanıcılarının yüzde 73’ü TV izlerken aynı anda internete bağlanıyor. Aynı anda iki ekranı kullananların yüzde 47’si TV karşısında sosyal medyada geziniyor, yüzde 21’i TV’de gördüğü insanları ve yüzde %19’u da TV’de gördüğü markaları internette araştırıyor.
Online olarak yapılan aktiviteler arasında arama motoru kullanımı tüm platformlarda ön plana çıkarken, bilgisayardan internete bağlananların yaklaşık yüzde 70’i e-postalarını kontrol etmek ve markalar hakkında bilgi toplamak için bilgisayarlarını kullanıyor. Cep telefonlarında en fazla harita gibi lokasyon bazlı hizmetlerle (%64) sosyal medya (%64) kullanılırken, tabletlerde ise daha sıklıkla makale takibi (%39) ve video izleme (%38) ön plana çıkıyor.
YÜZDE 60, İNTERNET BAŞINDA 2 SAATTEN FAZLA KALIYOR
Rapora göre, internet kullanıcılarının %63’ü her gün online oluyor, yüzde 60’a yakını ortalama bir günde 2 saatten daha fazla süresini internette geçirirken %21’i için ise bu süre 5 saatten daha fazla. İnternette günde 30 dakikadan az vakit geçirenlerin oranı ise yüzde 8’de kalıyor.
İnternet kullanıcılarının TV izleme alışkanlıkları incelendiğinde 2 saatten fazla TV izleyenlerin oranı yüzde 39’da kalırken sadece %7’si 5 saatten fazla televizyon izlediğini belirtiyor. Günde 2 saatten fazla radyo dinleyenlerin oranı %14 olurken bu oran basılı gazete için %10.

AKILLI TELEFON KULLANICILARININ %82’Sİ HER GÜN ONLİNE
Araştırmada internet kullanıcılarının cihaz tercihlerine dair de ilginç bulgular var. Türkiye’de yaşayan akıllı telefon sahiplerinin %82’si her gün akıllı telefon aracılığıyla online olurken, Doğu ve Orta Avrupa (DOA) ülkelerindeki akıllı telefon sahipleri için bu oran %75’de kalıyor. DOA ülkeleri ortalamasına paralel olarak Türkiye’de bilgisayar sahiplerinin yaklaşık yüzde 70’i bilgisayarlarından her gün internete bağlanıyor. Türkiye’deki tablet sahiplerinin ise %57’si her gün internete bağlanırken, DOA ülke ortalaması %54’de kalıyor.

ÜRÜN ARAŞTIRMASINDA EN ÇOK İNTERNETE BAŞVURULUYOR
İnternet kullanıcılarının tüketim alışkanlıklarının da incelendiği araştırma bir ürün/hizmet almadan önce en çok internetten araştırma yapıldığını (%68) ortaya koyuyor. İkinci olarak başvurulan kaynak ise %47’yle tanıdıkların tavsiyesi. Öte yandan en güvenilir olarak görülen kaynaklar uzman görüşleri ve tanıdıkların verdiği tavsiyeler.
Katılımcıların %56’sı araştırdıkları ürün/hizmetlerden ilk defa internet aracılığıyla haberdar olduklarını belirtiyor. Online tüketicilerin %76’sı yeni ürünler bulmak, %75’i en iyi fiyatı bulmak, %65’i ise alışveriş yapmak için internetin faydalı olduğunu düşünüyor.
Raporun Linki: http://www.iabturkiye.org/sunumlar/iab-turkiye-digitalscope-report

 
DigitalSCOPE Araştırması
Araştırma, Bulgaristan, Makedonya, Polonya, Romanya, Sırbistan, Slovakya, Slovenya ve Türkiye’de
bölgesel IAB merkezleri tarafından internet kullanıcılarının online davranışları incelenmek amacıyla
tasarlanmıştır. Araştırmanın Türkiye’de yapılan saha çalışması bilgisayar destekli web anketi (CAWI)
yöntemiyle 17 Ekim – 29 Kasım 2014 tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemi, 15 yaş
üstü 896 internet kullanıcısıdır.
IAB Türkiye
42 ülkede faaliyet gösteren IAB (Interactive Advertising Bureau), tüm dünyada interaktif reklamcılığın
gelişmesi, reklam yatırımlarından daha fazla pay alması için çalışıyor. Bu amaç doğrultusunda
reklamverenlere, ajanslara ve medya ajanslarına interaktif iletişimin katma değerini anlatıyor. Kamu
nezdinde yürüttüğü çeşitli faaliyetlerle endüstrinin doğru ve nitelikli biçimde büyümesine katkı
sağlıyor. Merkezi Amerika da bulunan IAB’nin, Avrupa’daki ülke bazlı örgütlenmesi IAB Europe
tarafından koordine ediliyor. IAB Türkiye, dijital endüstride reklam ve pazarlama alanlarında
düzenleme yapmak üzere 23 sektör temsilcisi tarafından, 2007’de bir platform olarak kuruldu ve
2011 Temmuz ayında dernekleşme sürecini tamamladı. IAB Türkiye’nin şu an 195 üyesi bulunuyor.

Reklamın Konvansiyoneli ya da Dijitali olmaz

22 Nis

  Pazarlama dünyasının doğruları çok hızlı değişiyor, buna ayak uyduramayanlarsa doğal seleksiyona mahkûm kalacak. Her şey söylendiği dönemi bağlamalı, özellikle de konu pazarlama ve reklamcılıksa… “Reklamın iyisi kötüsü olmaz” derlerdi; bugünün doğrularına bakarsak “reklamın konvansiyoneli ya da dijitali olmaz” demek daha isabetli olacaktır.

Konvansiyonel reklam ajanlarının tecrübesi yeni dünyada tek başına çok yetersiz kalıyor. Yiğitliğe b*k sürdürmemek için “ne var canım dijitalde, LinkedIn’e tam sayfa ilan veririz olur biter!” diyen reklamcı abilere, ablalara Youtube’da reklamların 5 saniye olduğunu lütfen siz anlatın.

100 Numaralı adam filminde Şaban adeta reklamcılığın geleceğini görmüş. Şaban’ın da dediği gibi “Reklam reklamdır, reklama reklam demeyen arkadaşlara teessüf ederim. Reklam 3 kola ayrılır, bu kollar sonra bir yerde birleşirler… Bilmem anlatabildim mi?”

Evet, zamanın ihtiyaçlarına göre ayrılan reklam kolları artık tekrar birleşiyor.
Son 10 yıldır konvansiyonel ajansların altında kurulan dijital ajanslar bu talebi karşılayamıyor çünkü bu tür yapılanmalar dışarıdan çok uyumlu gözükseler de tam anlamıyla homojen bir yapıya sahip değillerdir. Çoğu reklamveren dijital tarafın çıkardığı işleri ana yemeğin kenarındaki garnitürler gibi düşünür.

Aynı çatı altında olsalar da genelde konvansiyonel taraf, dijital tarafın işlerini küçümser, dijital taraf da konvansiyonelin dinozorluğundan yakınır. Hiçbir zaman yekvücut çalışamazlar, çalışıyorum diyen de yalan söylüyordur.

Geçen günlerde duyurulan 41? 29! ve Grey İstanbul birleşmesi ve ajansların 4129Grey adını alması, var olan bu sürecin Türkiye’deki ilk resmi ve sözde yapılmayan yansımasıdır. Tabii ki de iç dengelerin oturması ve tam anlamıyla bir homojenize oluşum, biraz daha zaman alacak.

WPP grubunun ülkemizde birkaç dijital ajansın çoğunluk hisselerini aldığını biliyoruz. Belki de 41? 29! ve Grey İstanbul birleşmesi, WPP grubunun elinde tuttuğu diğer geleneksel ve dijital ajansları birleştirme konusunda atacağı adımları planladığı bir pilot uygulama olacak. Yapılanma ve işleyiş süreçlerini heyecanla bekliyoruz.

Öte yandan yeni nesil diye tabir edilen ajansların yaptığı TVC işleri de takdire şayan. Gözümden kaçırdığım bir iş varmış, geçtiğimiz aylarda Guy Kawasaki’nin blog’unda gördüm. Plesanta, Doğadan markası için yaptığı bu işle çıtayı bir hayli yükseltti. Ajansın diğer işleri çoğu geleneksel ajanstan hayli iyi. Bu “ben gelenekselciyim, öyle de kalırım arkadaş!” diyen ajansları korkutmalı çünkü aşağıdaki video onlar için gerçek bir tehdit.

Konvansiyonel ya da dijital olarak yapılan işlerin arasındaki çizgi giderek kaybolmaya başladı. Reklamverenin gözettiği marka çıkarları için tek safta durmak, ben sadece buyum demek işlerinizi daha da zorlaştıracak. Günümüz dünyasında başarının yolu mecra bağımsız entegre çalışan kampanya kurguları yaratmak ve üretmekten geçiyor. Bunu sadece sözde konumlandırma yaparak başarmak imkânsız. Yeni konumlandırmanın tam anlamıyla işe yaraması için önce iç yapının değişmesi gerekiyor. Sayıları pek olmayan ama gitgide artan melez reklamcılar (gelenekseli bilen fakat aynı zamanda “digital native”) bu ajans birleşmelerinde Japon yapıştırıcısı görevini görmeli.

 

Kaynak: MediaCat  (Ajans Başkanı Köşe yazısı)

Dijital Reklam Yatırımları 2014’te 1,4 milyar TL !

2 Nis

IAB Türkiye, 2014 yılı AdEx-TR dijital reklam yatırımlarını açıkladı. Açıklamaya göre dijital reklam yatırımları, 2014 yılında 2013 yılına göre yüzde 20,5 oranında artarak 1.409 Milyon TL’ ye ulaştı.

2014 yılı yatırımlarında 2013’e oranla en çok artış görülen kategoriler ise yüzde 57,7 ile mobil gösterim reklamları ve yüzde 44,9 ile video reklamları oldu. IAB Türkiye‟nin yaptığı açıklamaya göre, display reklam yatırımları 2014 yılı toplamında 520 milyon TL oldu. Display reklamlar kategorisinde en büyük artış 353 milyon TL ile gösterim ya da tıklama bazlı reklam yatırımlarında görüldü. Video reklam yatırımları 101 milyon TL olarak gerçekleşirken, sponsorluk reklam yatırımları 40 milyon TL‟ye, gelir paylaşımlı reklam yatırımları ise 27 milyon TL‟ye ulaştı. 2014 yılı yatırımlarında 2013‟e oranla en çok artış görülen kategoriler ise mobil gösterim reklamları (%57,7) ve video reklamları (%44,9) oldu. Arama motoru reklam yatırımları 2014 yılı toplamında 733 milyon TL„ye ulaşırken, arama motoru reklam yatırımlarının alt kategorilerinde yer alan ücretli sıralama 492 milyon TL‟ye; arama motoru görüntülü reklam yatırımları ise 241 milyon TL‟ye çıktı. Mobil reklam yatırımları kategorisinde yer alan, mobil gösterim reklam yatırımlarında 26 milyon TL; mobil opt-in SMS/MMS yatırımlarında ise 32 milyon TL‟ye ulaşan bir büyüme gözlemlendi. Kategori toplamı 2014 yılında 58 milyon TL‟ye yükseldi. IAB Türkiye‟nin 2014 yılı dijital reklam yatırımları verilerine göre, internet ilan sayfası reklam yatırımları 84 milyon TL‟ye ulaştı. Giderek büyüyen e-posta ve oyun içi reklamlar ise 2014 yılında 6‟şar milyon TL oldu.

dijital reklam gelirleri 2014 yılında 1.409 milyon TL oldu.

dijital reklam gelirleri 2014 yılında 1.409 milyon TL oldu.

2014 yılı ilk 6 Ayında Dijital Reklam Yatırımları %20,1 Büyüdü

8 Eki

internetIAB Türkiye, 2014 yılı AdEx-TR Ocak – Haziran dönemi dijital reklam yatırımlarını açıkladı. Açıklamaya göre dijital reklam yatırımları, 2014’ün ilk 6 aylık döneminde, 2013’ün aynı dönemine göre yüzde 20.1 büyüyerek yalnızca 6 aylık toplamda 650 milyon TL’ye ulaştı.

IAB Türkiye’nin yaptığı açıklamaya göre, display reklam yatırımları 6 aylık toplamı 247 milyon TL oldu. Display yatırımlardaki artış yüzde 14,8 düzeyinde gerçekleşti. Display reklamlar kategorisinde en büyük artış yüzde 38,4 ile video reklam yatırımlarında görüldü. Video reklam yatırımları 43 milyon TL oldu. Gösterim ya da tıklama bazlı reklam yatırımları yüzde 10,2 oranında büyüyerek 172 milyon TL’ye ulaştı. Sponsorluk dijital reklam yatırımları ise yüzde 11,4 artarak, 19 milyon TL’ye çıktı. Gelir paylaşımlı reklam yatırımları ise yüzde 21,2 büyüme ile 13 milyon TL’ye erişti.

2014 yılı AdEx-TR verilerine göre, 6 aylık dönemde en yüksek pay 335 milyon TL’lık yatırım ile arama motoru reklamlarının oldu. Arama motoru reklam yatırımları, 2013’ün aynı dönemine göre yüzde 25,4 oranında arttı. Arama motoru reklam yatırımlarının alt kategorilerinde yer alan ücretli sıralama yatırımları yüzde 24,5 oranında artarak 221 milyon TL olurken, arama motoru görüntülü reklam yatırımları yüzde 27,3’lük artışla 114 milyon TL oldu.

Mobil reklam yatırımlarının 6 aylık dönemdeki artışı ise yüzde 25,1 oldu. Yatırım toplamı 25 milyon TL’ye çıktı. Bu kategoride yer alan, mobil gösterim reklam yatırımlarında yüzde 37,1; mobil opt-in SMS/MMS yatırımlarında ise yüzde 18,3 büyüme gözlemlendi.

IAB’nin 2014 ilk 6 aylık dijital reklam yatırımları verilerine göre, internet ilan sayfası reklam yatırımları 37 milyon TL’ye ulaştı. Giderek büyüyen e-posta ve oyun içi reklamlar ise altı aylık dönemde 3’er milyon TL oldu.

dijital reklam yatırımları 2014 ilk yarı yıl

dijital reklam yatırımları 2014 ilk yarı yıl

iPhone 6 Tanıtım Videosu

11 Ağu

Eylül ayında piyasaya çıkması beklenen iphone 6 için yüzde90 doğruluk payına sahip tanıtımdır. Piyasada birçok tanıtım var ama Çin’de ürün için lisanslı kılıflar bu model özelinde üretiliyor bile.

Türkiye’de Medya Kullanım Alışkanları 2014

4 Ağu

TR_Medya_kullanım_Aliskanliklari_2014

İnternet Reklamcılığı için 10 Neden

12 Nis

ResimIAB’nin derlediği 10 nedeni tek bir yazıda toplayıp, ufak rötuşlar yaparak paylaşmak istedim. 

1. Erişim

Haber almaktan arkadaşlarımızla iletişime, bilgi edinmeye kadar günlük yaşamın her alanına hükmeden yeni bir araca sahibiz artık. İnternet… IAB Türkiye İnternet Ölçümleme Araştırması’nın verilerine göre Türkiye’de 12 yaş üstü internet nüfusu 25 milyona erişmiş durumda. Üstelik bunun yaklaşık 18,5 milyonu 35 yaşın altında, yani tüketim potansiyeli en yüksek kesim.

Bu rakamlar, reklamcıların tek bir mecrayı kullanarak çok sayıda kullanıcıya mesaj iletme imkanına sahip olduğunu, aynı zamanda kişiye özel iletişim yapabilme becerisi kazandığını ortaya koyuyor. Özetle, internet reklamcılığının sunduğu gelişmiş hedefleme tekniklerinden yararlanırsanız bu geniş kitle içerisinde özel ilgi alanına sahip kişilere odaklanabilir, arama bazlı reklamlardan görüntüleme bazlı reklamlara, gelir ortaklığı modellerinden olası alıcıların belirlenmesi sürecine kadar kullanılabilecek reklam seçeneklerini ekleyerek, ‘kusursuz iletişim’ yapabilirsiniz.

2. Markalaşma
İnternetin doğrudan tepki alınabilen ideal bir reklam ortamı olduğunu; gösterimleri, tıklamaları ve geri dönüşleri birebir ölçebilmenin, kampanyaları optimize etmeyi ve yatırımın geri dönüşünü (ROI) maksimum düzeye çıkarmayı sağladığını bilmeyen kalmadı. Buna ek olarak son dönemde, internetin aynı zamanda etkin bir marka reklamı aracı olduğu da keşfedildi.

Online video reklamlarının, içerik öncesi ve sonrası yayını, normalde TV ile ilişkilendirilen marka odaklı reklamların internet mecrasında da kullanabilmesini sağladı. Buna özelleştirilmiş arka planlar, billboardlar ve yarım sayfa reklam gibi, yeni formatların da eklenmesiyle, markalar internette daha önce olmadığı kadar etkileyici reklamlar yapabilir hale geldi. Böylece internet reklamcılığı 2008’le 2010 yılları arasında yaklaşık %200 oranında bir büyüme kaydetti.

Bütün bu faktörler, online gösterim bazlı reklamların (display) değişmesine yol açtı. Şimdilik kullanıcının doğrudan aksiyona geçmesini gerektirmeyen bu değişim, daha çok marka bilinirliği ve satın alma niyeti oluşturmaya odaklanmış durumda.

Bu gelişmelere paralel olarak pazarlama iletişimcileri, internet reklamcılığının sadece tıklama oranlarından ibaret olmadığını da keşfetti. Bir internet reklamının başarıya ulaşması için, kullanıcıların mutlaka anında harekete geçmesi gerekmiyor. TV, açıkhava, basın ve sinema reklamlarında olduğu gibi internet, markalaşma açısından uzun vadeli ve olumlu bir etkiye sahip. Buna başarılı editoryal içerikleri ve sadık kullanıcıları da eklersek markalar için mükemmel sonuçlar elde etmek için ‘ideal reçete internet’ diyebiliriz.

İntenette markalaşma süreçlerini derinlemesine incelemek isteyenlere, IAB’nin Online Markalaşma Araştırması’nı ( http://www.iabuk.net/video/lucozade-building-brands-online-trilogy ) incelemelerini öneririz. Nestle, Starbucks, GSK gibi markaları da içeren araştırma hızlı tüketim malları (FMCG) kategorisinde reklamverenlerin interneti nasıl kullandığını, markalaşma ve marka konumunu yeniden belirlemek için internetten nasıl yararlandığını ortaya koyuyor.

3. Uygunluk
İnternet, diğer reklam mecralarına kıyasla reklamlarınızı çok daha etkin şekilde özelleştirmenize imkan verir. Markaların, sözkonusu ürün veya hizmetle ilgilenme olasılığı en yüksek kitleye ulaşmasını sağlar. Aşağıda internet mecrasının ‘yeteneklerine’ ilişkin bazı örnekler görebilirsiniz:

Bağlama dayalı – özellikle aradığınız şeyle ilişkilendirme imkanıNüfus özelliklerine odaklı – belirli bir yaş aralığını veya belirli bir bölgeyi hedefleme imkanıİçerik odaklı – video gibi belirli bir içerik şeklini kullanma imkanıDavranışsal – geçmişteki ilgi alanlarını / tercihlerini esas alarak reklam yapma imkanıKonum odaklı – ilgili bir zamanda tüketicinin bulunduğu mekanı kapsama imkanı

Yukarıdaki örnekler bağlamında kullanılan çerez (cookie) teknolojisi, internet kullanıcılarının geçmişte ilgili olduklarını beyan ettikleri markalar bazında yeniden hedefleme yapabilmeyi sağlar. Örneğin bir kullanıcı online bir satın alma işlemine başlayıp ödeme aşamasında vazgeçebilir. Bahsi geçen teknolojiyle sözkonusu kullanıcıya daha sonra, ilgi duyduğu ürünün yer aldığı reklamı göstermek ve bu ürünle ilgilenmiş olduğunu hatırlatmak mümkündür.

Bu ve benzeri teknikler, yayıncıların reklam envanterlerini daha verimli kullanmasını, müşterilerine daha zengin içerik ve hizmet sunmasını sağlarken, e-ticareti de tetikler. Davranışsal reklamın etkisini merak edenlerin IAB ve YouGov tarafından yapılan davranışsal reklam araştırmasını ( http://www.iabuk.net/research/library/iab-and-yougov-behavioural-advertising-research ) incelemelerini tavsiye ederiz.

İnternet reklamcılığı ayrıca ‘kişi başına maksimum gösterim sistemi’nin kullanılmasına da imkan verir. Kullanıcıların mesajları görüntüleme sayısının belirlenebilmesi anlamına gelen bu sistem, bütçelerin etkinliğini arttırır, kampanyanın erişim alanını maksimum düzeye taşır ve konvansiyonel mecralardan farklı olarak, kullanıcıların aynı reklamı defalarca görerek rahatsız olmasını engeller.

4. Yaratıcılık
İnternet, reklamcılara sınırsız bir yaratıcılık imkanı sunar. Teknolojinin 12kb gif banner’dan fazlasını kaldırmadığı eski günlerde durum biraz farklıydı. Zira o dönemde, fiziksel alandan animasyon sayısına, kullanılabilecek renk adedine kadar pek çok kısıtlama söz konusuydu. Ancak internet, sadece birkaç yıl içinde son derece zeki kişilerin / yöneticilerin katkısıyla canlı, adeta nefes alan ve durmaksızın gelişen bir platforma dönüştü. Gelişmiş teknoloji çok zengin bir dijital yelpaze ortaya çıkardı. Üstelik internet başka hiçbir mecrada olmadığı kadar günlük hayatın (yolda, işte, evde, uçakta, hatta plajda) bir parçası haline geldi.

Bu sayede internet reklamcılığında yapmak istediğiniz her şeyi gerçekleştirmek artık mümkün. Bunun için yenilikçi görüntü bazlı marka reklamlarından, içerik öncesi video reklamının görsel ve işitsel etkisine veya arama reklamlarındaki zeki kelime oyunlarından, bağlılık yaratan ve derin interaktif deneyimler sunan oyunlara kadar pek çok unsuru kullanabilir, internet reklamcılığının sınırsız yaratıcılık imkanlarından yararlanabilirsiniz.

Tek yapmanız gereken, müşterilerinize nerede ve nasıl ulaşacağınızı belirleyerek onlara Guiness’in iAd uygulamasında olduğu gibi ilgili bir mesaj göndermek veya coğrafi-iklimsel teknolojiden yararlanılan John Lewis ilkbahar sezonu kampanyasında olduğu gibi, gerçek zamanlı mecralarda şaşırtıcı ve eğlenceli reklamlar hazırlamak, özetle sıra dışı bir düşünce şekli geliştirmek.

5. Bağlılık
Eğer sonsuza dek sürecek gerçek sevginin peşinde olan bir marka olsaydık, aradığımızı bulmak için interneti kullanırdık. Neden mi? Çünkü markayla tüketicinin mükemmel biçimde flört edebileceği internet, ses ve görüntüden çok daha fazlasını sunar. İnteraktif ve son derece dinamik olan bu mecra, hem bağlama dayalı hem gerçek zamanlı olduğu için, istenen mesajın verilmesini sağlar. İnternet bir kere dikkatinizi çekmeyi başarırsa, ilginizi canlı tutmak için var gücüyle çalışır, sizin için yalnızca şekil açısından tercihler üretmekle kalmaz, aynı zamanda istediğiniz kadar interaktif katılımda bulunabilmeniz için seçim şansı da sunar.

Diyelim ki yepyeni bir ürününüz var. Kullanıcı bu ürün hakkında internetten bilgi edinebilir, ürünün videosunu izleyebilir, ürünün beta test versiyonunu herkesten önce kullanabilir ve doğrudan ürünü geliştiren kişilere sorularını yöneltebilir.

Örneğin, bir uçak bileti satın almak üzereyseniz ve doğru yerleştirilmiş bir seyahat reklamı, bulunduğunuz sayfadan ayrılmanızı gerektirmeden gideceğiniz yerdeki bir otelde yer olup olmadığını kontrol etmenizi sağlıyorsa, satın alma işlemi için muhtemelen o markayı tercih edersiniz. Bunun tek nedeni o reklamın ilginizi çekmiş olması değil, aynı zamanda gerçekten işinize yaramış olmasıdır. Veya formunuzu kazanmayı planlarken, bir spor markası size ücretsiz bir kişisel antrenman uygulaması sunuyorsa, o markaya her hafta birkaç saat ayırır ve bunun ne kadar mükemmel olduğunu başkalarına da anlatırsınız.

Kısacası internet sadece flörtle sınırlı kalmaz, aynı zamanda markayla tüketici arasında bir bağ kurar. Ürüne / markaya yönelik ilgi uyandırır ve onlara ilişkin tartışmalara / değerlendirmelere dahil olmanızı sağlar. Bunlar marka tercihine sıra geldiğinde meyvesini verir.

6. Sosyallik
TV reklamlarının 25, radyo reklamlarının 70 yılı aşkın bir süredir hayatımızda olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, dijital reklamcılığın halen emekleme döneminde olduğunu söyleyebiliriz. Her ne kadar emekleme dönemi de olsa, 90’lardan beri yükselişte olan internet ülkemizde ulaştığı 12 yaş üstü 25 milyonu aşkın aktif kullanıcıyla reklam / iletişim dünyasındaki yerini çoktan sağlamlaştırdı.

İnternetin başarısının nedenlerinden biri, tüm dünyada davranış şeklini değiştirmiş olan sosyal niteliği oldu. İnternet sayesinde nerede ve ne zaman isterseniz muhabbete girebilir, yeni bir restoranla ilgili bilgi arayabilir ve saniyeler içinde restoran hakkında yapılmış olan onlarca yoruma göz atabilirsiniz. Heyecan verici bir şeyle karşılaştığınızda, bunu sadece bir tıkla arkadaşlarınızla, ailenizle ve hatta tüm dünyayla paylaşabilirsiniz. Bütün bunlar, internet üzerindeki sosyal ağlarda giderek daha fazla zaman geçirmek anlamına geliyor.

Bu durum markalara, kullanıcıların ilgisini çekebilmeleri için sonsuz sayıda fırsat sunuyor. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta, bu ilgi çekici unsurların ürün deneyimini tamamlar nitelikte olmasını ve ilgili mesaj içermesini sağlamak. Örneğin, Facebook haber kaynağınızda, en sevdiğiniz müzik grubunun da sahne alacağı yerel bir etkinlik reklamını görürsünüz. Bu reklam hedefini tam on ikiden vurmuş olur. Veya internet üzerinde yemek tarifi ararken, markalı bir Youtube kanalında, ilgili malzemeleri satın almanıza imkan veren bir yemek tarifi videosuyla karşılaşırsanız. Reklam yine tam hedefine ulaşmıştır.

İnsanlar birbiriyle bağlantı kurarak birlikte daha çok şey yaparlar. İnternet üzerinde en uygun ücreti elde etmek için bir grubun satın alma gücü kullanılabileceği gibi, haberlere gerçek zamanlı ortamda yorumlar yapılabilir veya popüler dizileri izlerken seyircilerin de diziye katkıda bulunması mümkün olabilir. Dijital dünya, gezegenimizi daha sosyal, işbirliğine açık hale getiriyor, komünal yaşam tarzını destekleyen mecralar, insanlar ve teknolojilerle dolup taşıyor. Ve henüz her şeyin başındayız.

7. Hesap Verebilirlik
İnternet kullanıcıyla kesintisiz ve çoklu temas halindedir. Bu sayede geleneksel medyada kullanılan tüm marka ölçümlemelerinin yanı sıra müşteri davranışları, kampanyanızın etkileri ve reklam yatırımlarının geri dönüşü (ROI) hakkında fikir veren çok sayıda imkana sahiptir.

İnterneti diğer mecralardan ayıran özellik, tüketicinin internet üzerindeki yolculuğunun bütününü gösterebilme kabiliyetidir. Bu yolculukta yer alan faaliyetler arasında satış, haber bülteni aboneliği, bir reklamın görüntülenme sayısı (reklam gösterimleri), bir mikrositeyi ziyaret etmek için ilgili reklamın tıklanma sayısı, insanların reklamla etkileşim sayısı, yeni kayıt oluşturma, sosyal medya beğenileri, takibe alma vb. işlemleri sayabiliriz.

Örneğin 2010’da Cadbury Dairy Milk için düzenlenen bir internet kampanyasında 30 milyon reklam görüntülendi ve 6 milyon ayrı kullanıcıya (Birleşik Krallık nüfusunun %10’u) ulaşıldı. Bu kampanya dahilinde, kullanıcılar tarafından oluşturulan ve izlenen videolar, bloglar ve twitter’da kampanyayla ilgili olarak yapılan yorumlar gibi pek çok unsur yer aldı. Online reklamların satışla ilintisi irdeleyen araçlar kullanılarak, Cadbury’nin bu kampanyayla internet üzerinde harcamış olduğu 1 İngiliz Sterlinine karşı, 3 İngiliz Sterlini kazandığı hesaplandı.

8. İnteraktivite
İnternet, kullanıcının web siteleri, e-postalar ve diğer online hizmetler vasıtasıyla, bağlantıları tıklamasına, yazı yazmasına, konuşmasına, kayıt yapmasına ve internet üzerinde kendi yolunu bulmasına imkan veren “itme-çekme” stratejisinin geçerli olduğu bir mecradır. Dahası bu mecra reklamcıların, müşterilere doğrudan yanıt vermesine ve müşterilerle etkileşimde bulunmasını da sağlar.

İnteraktivite, müşteriler için yüksek oranda bağlılık oluşturan, yoğun bir deneyim anlamına gelir. Online gösterim bazlı reklamlarda bir marka mesajı verilebileceği gibi, müşteri bilgileri toplanmasına imkan veren formlar, video klipler, oyunlar, hatta alışveriş fonksiyonu vb. unsurlar vasıtasıyla bir mesajdan çok daha fazlası da sunulabilir.

Marka reklamcılığının bu iki olumlu yönü interaktif deneyimle birleşince etkileşimin kapsamı genişler, duygular harekete geçirilir ve tepki verilmesi teşvik edilir. İnteraktivite, kişilere ürün veya hizmetlerden söz etmek, eğlendirmek, markalaşmak, geribildirim almak, olası alıcılar belirlemek ve satış yapmak için kullanılabilir.

İnteraktivitenin tek sınırı hayal gücüdür. Mesele marka mesajını müşteriye tek yönlü olarak dayatmak yerine, onu sürece dahil edebilmek ve interaktivitenin yeteneklerini kullanarak müşteriyi bir markaya çekmektir.

9. Gerçek Zamanlılık
İnternet, diğer mecraların aksine elde edilen sonuçları anında almanıza ve faaliyetlerinizi gerçek zamanlı olarak düzeltmenize, ayarlamanıza izin verir. İnanılmayacak bir güce sahip ve benzersiz olan bu özelliğin kullanımı da son derece kolaydır. Online gösterim bazlı reklamcılıktan, aramaya, e-postalara yahut sosyal medyaya kadar, hangi aracı kullanırsanız kullanın, kampanyayı yayına soktuktan dakikalar sonra, tüketicilerin reaksiyonunu görebilirsiniz.

Kampanya sırasında, aldığınız sonuçları iyileştirmek üzere reklamı değiştirebilir veya düzeltebilirsiniz. Başka hiçbir reklam mecrası bu esnekliği sunamaz. İnternet reklamcılığının gerçek zamanlı niteliğinin en yararlı kullanım şekillerinden biri, kampanyanın başında birden çok kreatif materyali test edip, en iyi performansı vereni belirlemek ve kampanyayı buna göre yeniden düzenlemektir.

Bu, reklamcıları tüketicilerin neye tepki vereceğini tahmin etme zahmetinden kurtarır ve reklam yatırımından maksimum verim elde edilmesine imkan verir. Geleneksel mecrada ise kreatif çalışma başarılı olmasa dahi, kampanya her durumda devam eder. Daha da kötüsü muhtemelen kampanya döneminin ortasına veya sonuna gelene kadar reklamın başarılı olup olmadığı hakkında fikriniz bile olmaz. İnternetin gerçek zamanlı olabilmesi, bu mecranın her yönüyle iç içe geçmiş bir pazarlama devrimi niteliğindedir.

10. Mobil İnternet
Mobil internet her geçen yıl gelişiyor MMA (Mobil Marketing Association) verilerine göre Türkiye’de 61,7 milyon mobil abonesi var ve bunların 21,4 milyonu 3G abonesi.

Mobil internet artık gündelik yaşantımızın bir parçası durumunda. Ortalama bir mobil mecra kullanıcısı telefonunu günde 18 kez eline alıyor ve bu rakama aramalarla SMS mesajları dahil değil.

Tüketiciler mobil interneti her şey için kullanıyor. Örneğin Google’daki genel restoran aramalarının %30’u mobil internet vasıtasıyla yapılıyor. Aynı şekilde otomotiv alanındaki aramaların %17’si, tüketici elektroniği aramalarının %16’sı mobil cihazlardan yapılıyor. Daha da önemlisi, tüketiciler mobil cihazlarından sadece internette gezinmekle kalmıyor alışveriş de yapıyorlar. IAB araştırmalarına göre Birleşik Krallık’taki mobil telefon sahiplerinin %51’i mobil ticarete yönelmiş durumda.

Her geçen gün daha fazla reklamcı mobil internet dünyasının potansiyelini keşfediyor. IAB/PwC’nin mobil reklam harcamaları çalışmasına göre mobil reklamcılık harcamaları, 2009’dan 2010’a dek %116 artmış. Finans ve tüketim malları gibi ana sektörlerin önde gelen markaları mobil internet mecrasına yatırım yaptıkça, markasına yarar sağlamak için mobil internetten yararlanan reklamcıların sayısı da artıyor. Kısacası çağın gerisinde kalmak isteyemeyenler için mobil interneti kullanma zamanı geldi.

Kaynak: IAB

Tabletin Reklam Standartları Belirlendi

3 Mar

Pazarlama dünyasının farklı kesimlerinden dev isimleri bir araya getiren ‘The Pool’ adlı proje tamamlandı. VivaKi öncülüğünde gerçekleştirilen ve tüm sektörü kapsayan araştırma ile tablette yer alan reklamların standartları belirlendi.

Küresel bir araştırma olan “The Pool’ ilk olarak 2010 yılında VivaKi tarafindan, online endüstri için en iyi reklam formatını saptamak amacı ile başlatılmıştı. Online videolarda yer alan reklamlar için tercih edilen standartların belirlenmesinin ardından projenin odak noktası 2011 yılı itibariyle tablet oldu.

Toplamda 26 ABD kökenli reklamveren ve yayıncı kuruluşun katılımı ile güçlenen projede üç aşamalı (kantitatif, kalitatif ve saha araştırmaları) bir araştırma sürecinden geçildi. 20 milyon ABD’li tüketicinin dahil olduğu araştırmada 37 reklam formatı, 14 aylık bir süreç boyunca teste tabi tutuldu.

Araştırma sonucunda hem tüketiciler hem de ‘The Pool’ grubuna dahil profesyoneller tarafindan üç reklam favori olarak belirlendi.

Kazanan modeller arasında “Banner to full page’ ilk sırada yer aldı. Temeli banner’lara dayanan bu tür, standart banner’lardan farklı olarak genişleyip tam ekrana geçmeleri için fark yaratıyor. Tam sayfa haline gelen bu banner tipi, daha kuvvetli bir etkileşime olanak sağlıyor. Tercih edilen formatlardan bir başkası ‘Tre-roll with Overlay’ oldu. Formatın en önemli özelliği tüketicilere izledikleri videodan ayrılmadan ek videolar, oyunlar ve sosyal medya aracılığı ile markalarla etkileşim kurma fırsatı sunuyor olması. Üçüncü favori format ise tablet döneminin ‘basılı reklamları’ olarak adlandırılan Rich Media Interstedal oldu.

Görsel

Tablet yeni bir hediye, değerlendirmek gerek

VivaKi Genel Müdür Yardimcisi Tracey Scheppach, araştırmanın başladığı dönemde tabletlerin henüz emekleme aşamasında olduğunu söylerken, oyunun kurallarını tamamen değiştirecek olan bu cihazların reklam potansiyelini öğrenmek için çalışmaları gerektiğini bildiklerini söyledi. Yapılan araştırmanın derinliğinden hiçbir şüphe duymadıklarım belirten Scheppach, alınan sonuçların tablet kullanıcılarını başarılı bir sekilde temsil ettigini iddia etti. Aynı zamanda projenin kurucusu olan Scheppach sözlerini Steve Jobs’un pazarlamacılara büyük bir hediye verdiğini ve şimdi sıranın bunu pazarda kullanmakta olduğunu vurgulayarak noktaladı.

Görsel

(Kaynak: Mediacat & Vivakiconnected)

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 966 takipçiye katılın