Her çocuk özeldir

27 Oct

Dijital Reklam notları

Bu bir sinema filmidir. Türkçe altyazılıdır. 2 saat 43 dk sürüyor. Uygun bir zamanınızda vakit ayırıp izlemeniz önerilir.  Kesinlikle beğeneceksiniz.

Orijinal isim: Taare Zameen Par / Like Stars on Earth / Yerdeki Küçük Yıldızlar

IMDB Puanı: 8.4/10 — En iyi 250 film listesinde 237. sırada

View original post

Türkiye İnternet alışkanları araştırması 2014 tam raporu – DigitalSCOPE

10 Aug

internetInteractive Advertising Bureau’nun Türkiye merkezi IAB Türkiye, Orta ve Doğu Avrupa’dan diğer 7 IAB ülkesinin ortak katılımıyla hazırlanan ve internet kullanımı konusunda iç görü sağlamak amacıyla yapılan DigitalSCOPE 2014
Raporu’nu yayınladı. Rapora göre, Türkiye’de online tüketiciler internette en çok arama motoru ve e-posta hizmetlerini kullanıyor, bunların yüzde 73’ü TV izlerken aynı anda internete bağlanıyor.
Türkiye’deki internet kullanıcılarının alışkanlıklarını analiz eden DigitalSCOPE 2014 Raporu’nun sonuçlarına göre, Türkiye’de internet kullanıcılarının yüzde 73’ü TV izlerken aynı anda internete bağlanıyor. Aynı anda iki ekranı kullananların yüzde 47’si TV karşısında sosyal medyada geziniyor, yüzde 21’i TV’de gördüğü insanları ve yüzde %19’u da TV’de gördüğü markaları internette araştırıyor.
Online olarak yapılan aktiviteler arasında arama motoru kullanımı tüm platformlarda ön plana çıkarken, bilgisayardan internete bağlananların yaklaşık yüzde 70’i e-postalarını kontrol etmek ve markalar hakkında bilgi toplamak için bilgisayarlarını kullanıyor. Cep telefonlarında en fazla harita gibi lokasyon bazlı hizmetlerle (%64) sosyal medya (%64) kullanılırken, tabletlerde ise daha sıklıkla makale takibi (%39) ve video izleme (%38) ön plana çıkıyor.
YÜZDE 60, İNTERNET BAŞINDA 2 SAATTEN FAZLA KALIYOR
Rapora göre, internet kullanıcılarının %63’ü her gün online oluyor, yüzde 60’a yakını ortalama bir günde 2 saatten daha fazla süresini internette geçirirken %21’i için ise bu süre 5 saatten daha fazla. İnternette günde 30 dakikadan az vakit geçirenlerin oranı ise yüzde 8’de kalıyor.
İnternet kullanıcılarının TV izleme alışkanlıkları incelendiğinde 2 saatten fazla TV izleyenlerin oranı yüzde 39’da kalırken sadece %7’si 5 saatten fazla televizyon izlediğini belirtiyor. Günde 2 saatten fazla radyo dinleyenlerin oranı %14 olurken bu oran basılı gazete için %10.

AKILLI TELEFON KULLANICILARININ %82’Sİ HER GÜN ONLİNE
Araştırmada internet kullanıcılarının cihaz tercihlerine dair de ilginç bulgular var. Türkiye’de yaşayan akıllı telefon sahiplerinin %82’si her gün akıllı telefon aracılığıyla online olurken, Doğu ve Orta Avrupa (DOA) ülkelerindeki akıllı telefon sahipleri için bu oran %75’de kalıyor. DOA ülkeleri ortalamasına paralel olarak Türkiye’de bilgisayar sahiplerinin yaklaşık yüzde 70’i bilgisayarlarından her gün internete bağlanıyor. Türkiye’deki tablet sahiplerinin ise %57’si her gün internete bağlanırken, DOA ülke ortalaması %54’de kalıyor.

ÜRÜN ARAŞTIRMASINDA EN ÇOK İNTERNETE BAŞVURULUYOR
İnternet kullanıcılarının tüketim alışkanlıklarının da incelendiği araştırma bir ürün/hizmet almadan önce en çok internetten araştırma yapıldığını (%68) ortaya koyuyor. İkinci olarak başvurulan kaynak ise %47’yle tanıdıkların tavsiyesi. Öte yandan en güvenilir olarak görülen kaynaklar uzman görüşleri ve tanıdıkların verdiği tavsiyeler.
Katılımcıların %56’sı araştırdıkları ürün/hizmetlerden ilk defa internet aracılığıyla haberdar olduklarını belirtiyor. Online tüketicilerin %76’sı yeni ürünler bulmak, %75’i en iyi fiyatı bulmak, %65’i ise alışveriş yapmak için internetin faydalı olduğunu düşünüyor.
Raporun Linki: http://www.iabturkiye.org/sunumlar/iab-turkiye-digitalscope-report

 
DigitalSCOPE Araştırması
Araştırma, Bulgaristan, Makedonya, Polonya, Romanya, Sırbistan, Slovakya, Slovenya ve Türkiye’de
bölgesel IAB merkezleri tarafından internet kullanıcılarının online davranışları incelenmek amacıyla
tasarlanmıştır. Araştırmanın Türkiye’de yapılan saha çalışması bilgisayar destekli web anketi (CAWI)
yöntemiyle 17 Ekim – 29 Kasım 2014 tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemi, 15 yaş
üstü 896 internet kullanıcısıdır.
IAB Türkiye
42 ülkede faaliyet gösteren IAB (Interactive Advertising Bureau), tüm dünyada interaktif reklamcılığın
gelişmesi, reklam yatırımlarından daha fazla pay alması için çalışıyor. Bu amaç doğrultusunda
reklamverenlere, ajanslara ve medya ajanslarına interaktif iletişimin katma değerini anlatıyor. Kamu
nezdinde yürüttüğü çeşitli faaliyetlerle endüstrinin doğru ve nitelikli biçimde büyümesine katkı
sağlıyor. Merkezi Amerika da bulunan IAB’nin, Avrupa’daki ülke bazlı örgütlenmesi IAB Europe
tarafından koordine ediliyor. IAB Türkiye, dijital endüstride reklam ve pazarlama alanlarında
düzenleme yapmak üzere 23 sektör temsilcisi tarafından, 2007’de bir platform olarak kuruldu ve
2011 Temmuz ayında dernekleşme sürecini tamamladı. IAB Türkiye’nin şu an 195 üyesi bulunuyor.

Reklamın Konvansiyoneli ya da Dijitali olmaz

22 Apr

  Pazarlama dünyasının doğruları çok hızlı değişiyor, buna ayak uyduramayanlarsa doğal seleksiyona mahkûm kalacak. Her şey söylendiği dönemi bağlamalı, özellikle de konu pazarlama ve reklamcılıksa… “Reklamın iyisi kötüsü olmaz” derlerdi; bugünün doğrularına bakarsak “reklamın konvansiyoneli ya da dijitali olmaz” demek daha isabetli olacaktır.

Konvansiyonel reklam ajanlarının tecrübesi yeni dünyada tek başına çok yetersiz kalıyor. Yiğitliğe b*k sürdürmemek için “ne var canım dijitalde, LinkedIn’e tam sayfa ilan veririz olur biter!” diyen reklamcı abilere, ablalara Youtube’da reklamların 5 saniye olduğunu lütfen siz anlatın.

100 Numaralı adam filminde Şaban adeta reklamcılığın geleceğini görmüş. Şaban’ın da dediği gibi “Reklam reklamdır, reklama reklam demeyen arkadaşlara teessüf ederim. Reklam 3 kola ayrılır, bu kollar sonra bir yerde birleşirler… Bilmem anlatabildim mi?”

Evet, zamanın ihtiyaçlarına göre ayrılan reklam kolları artık tekrar birleşiyor.
Son 10 yıldır konvansiyonel ajansların altında kurulan dijital ajanslar bu talebi karşılayamıyor çünkü bu tür yapılanmalar dışarıdan çok uyumlu gözükseler de tam anlamıyla homojen bir yapıya sahip değillerdir. Çoğu reklamveren dijital tarafın çıkardığı işleri ana yemeğin kenarındaki garnitürler gibi düşünür.

Aynı çatı altında olsalar da genelde konvansiyonel taraf, dijital tarafın işlerini küçümser, dijital taraf da konvansiyonelin dinozorluğundan yakınır. Hiçbir zaman yekvücut çalışamazlar, çalışıyorum diyen de yalan söylüyordur.

Geçen günlerde duyurulan 41? 29! ve Grey İstanbul birleşmesi ve ajansların 4129Grey adını alması, var olan bu sürecin Türkiye’deki ilk resmi ve sözde yapılmayan yansımasıdır. Tabii ki de iç dengelerin oturması ve tam anlamıyla bir homojenize oluşum, biraz daha zaman alacak.

WPP grubunun ülkemizde birkaç dijital ajansın çoğunluk hisselerini aldığını biliyoruz. Belki de 41? 29! ve Grey İstanbul birleşmesi, WPP grubunun elinde tuttuğu diğer geleneksel ve dijital ajansları birleştirme konusunda atacağı adımları planladığı bir pilot uygulama olacak. Yapılanma ve işleyiş süreçlerini heyecanla bekliyoruz.

Öte yandan yeni nesil diye tabir edilen ajansların yaptığı TVC işleri de takdire şayan. Gözümden kaçırdığım bir iş varmış, geçtiğimiz aylarda Guy Kawasaki’nin blog’unda gördüm. Plesanta, Doğadan markası için yaptığı bu işle çıtayı bir hayli yükseltti. Ajansın diğer işleri çoğu geleneksel ajanstan hayli iyi. Bu “ben gelenekselciyim, öyle de kalırım arkadaş!” diyen ajansları korkutmalı çünkü aşağıdaki video onlar için gerçek bir tehdit.

Konvansiyonel ya da dijital olarak yapılan işlerin arasındaki çizgi giderek kaybolmaya başladı. Reklamverenin gözettiği marka çıkarları için tek safta durmak, ben sadece buyum demek işlerinizi daha da zorlaştıracak. Günümüz dünyasında başarının yolu mecra bağımsız entegre çalışan kampanya kurguları yaratmak ve üretmekten geçiyor. Bunu sadece sözde konumlandırma yaparak başarmak imkânsız. Yeni konumlandırmanın tam anlamıyla işe yaraması için önce iç yapının değişmesi gerekiyor. Sayıları pek olmayan ama gitgide artan melez reklamcılar (gelenekseli bilen fakat aynı zamanda “digital native”) bu ajans birleşmelerinde Japon yapıştırıcısı görevini görmeli.

 

Kaynak: MediaCat  (Ajans Başkanı Köşe yazısı)

Dijital Reklam Yatırımları 2014’te 1,4 milyar TL !

2 Apr

IAB Türkiye, 2014 yılı AdEx-TR dijital reklam yatırımlarını açıkladı. Açıklamaya göre dijital reklam yatırımları, 2014 yılında 2013 yılına göre yüzde 20,5 oranında artarak 1.409 Milyon TL’ ye ulaştı.

2014 yılı yatırımlarında 2013’e oranla en çok artış görülen kategoriler ise yüzde 57,7 ile mobil gösterim reklamları ve yüzde 44,9 ile video reklamları oldu. IAB Türkiye‟nin yaptığı açıklamaya göre, display reklam yatırımları 2014 yılı toplamında 520 milyon TL oldu. Display reklamlar kategorisinde en büyük artış 353 milyon TL ile gösterim ya da tıklama bazlı reklam yatırımlarında görüldü. Video reklam yatırımları 101 milyon TL olarak gerçekleşirken, sponsorluk reklam yatırımları 40 milyon TL‟ye, gelir paylaşımlı reklam yatırımları ise 27 milyon TL‟ye ulaştı. 2014 yılı yatırımlarında 2013‟e oranla en çok artış görülen kategoriler ise mobil gösterim reklamları (%57,7) ve video reklamları (%44,9) oldu. Arama motoru reklam yatırımları 2014 yılı toplamında 733 milyon TL„ye ulaşırken, arama motoru reklam yatırımlarının alt kategorilerinde yer alan ücretli sıralama 492 milyon TL‟ye; arama motoru görüntülü reklam yatırımları ise 241 milyon TL‟ye çıktı. Mobil reklam yatırımları kategorisinde yer alan, mobil gösterim reklam yatırımlarında 26 milyon TL; mobil opt-in SMS/MMS yatırımlarında ise 32 milyon TL‟ye ulaşan bir büyüme gözlemlendi. Kategori toplamı 2014 yılında 58 milyon TL‟ye yükseldi. IAB Türkiye‟nin 2014 yılı dijital reklam yatırımları verilerine göre, internet ilan sayfası reklam yatırımları 84 milyon TL‟ye ulaştı. Giderek büyüyen e-posta ve oyun içi reklamlar ise 2014 yılında 6‟şar milyon TL oldu.

dijital reklam gelirleri 2014 yılında 1.409 milyon TL oldu.

dijital reklam gelirleri 2014 yılında 1.409 milyon TL oldu.

2014 yılı ilk 6 Ayında Dijital Reklam Yatırımları %20,1 Büyüdü

8 Oct

internetIAB Türkiye, 2014 yılı AdEx-TR Ocak – Haziran dönemi dijital reklam yatırımlarını açıkladı. Açıklamaya göre dijital reklam yatırımları, 2014’ün ilk 6 aylık döneminde, 2013’ün aynı dönemine göre yüzde 20.1 büyüyerek yalnızca 6 aylık toplamda 650 milyon TL’ye ulaştı.

IAB Türkiye’nin yaptığı açıklamaya göre, display reklam yatırımları 6 aylık toplamı 247 milyon TL oldu. Display yatırımlardaki artış yüzde 14,8 düzeyinde gerçekleşti. Display reklamlar kategorisinde en büyük artış yüzde 38,4 ile video reklam yatırımlarında görüldü. Video reklam yatırımları 43 milyon TL oldu. Gösterim ya da tıklama bazlı reklam yatırımları yüzde 10,2 oranında büyüyerek 172 milyon TL’ye ulaştı. Sponsorluk dijital reklam yatırımları ise yüzde 11,4 artarak, 19 milyon TL’ye çıktı. Gelir paylaşımlı reklam yatırımları ise yüzde 21,2 büyüme ile 13 milyon TL’ye erişti.

2014 yılı AdEx-TR verilerine göre, 6 aylık dönemde en yüksek pay 335 milyon TL’lık yatırım ile arama motoru reklamlarının oldu. Arama motoru reklam yatırımları, 2013’ün aynı dönemine göre yüzde 25,4 oranında arttı. Arama motoru reklam yatırımlarının alt kategorilerinde yer alan ücretli sıralama yatırımları yüzde 24,5 oranında artarak 221 milyon TL olurken, arama motoru görüntülü reklam yatırımları yüzde 27,3’lük artışla 114 milyon TL oldu.

Mobil reklam yatırımlarının 6 aylık dönemdeki artışı ise yüzde 25,1 oldu. Yatırım toplamı 25 milyon TL’ye çıktı. Bu kategoride yer alan, mobil gösterim reklam yatırımlarında yüzde 37,1; mobil opt-in SMS/MMS yatırımlarında ise yüzde 18,3 büyüme gözlemlendi.

IAB’nin 2014 ilk 6 aylık dijital reklam yatırımları verilerine göre, internet ilan sayfası reklam yatırımları 37 milyon TL’ye ulaştı. Giderek büyüyen e-posta ve oyun içi reklamlar ise altı aylık dönemde 3’er milyon TL oldu.

dijital reklam yatırımları 2014 ilk yarı yıl

dijital reklam yatırımları 2014 ilk yarı yıl

iPhone 6 Tanıtım Videosu

11 Aug

Eylül ayında piyasaya çıkması beklenen iphone 6 için yüzde90 doğruluk payına sahip tanıtımdır. Piyasada birçok tanıtım var ama Çin’de ürün için lisanslı kılıflar bu model özelinde üretiliyor bile.

Türkiye’de Medya Kullanım Alışkanları 2014

4 Aug

TR_Medya_kullanım_Aliskanliklari_2014

İnternet Reklamcılığı için 10 Neden

12 Apr

ResimIAB’nin derlediği 10 nedeni tek bir yazıda toplayıp, ufak rötuşlar yaparak paylaşmak istedim. 

1. Erişim

Haber almaktan arkadaşlarımızla iletişime, bilgi edinmeye kadar günlük yaşamın her alanına hükmeden yeni bir araca sahibiz artık. İnternet… IAB Türkiye İnternet Ölçümleme Araştırması’nın verilerine göre Türkiye’de 12 yaş üstü internet nüfusu 25 milyona erişmiş durumda. Üstelik bunun yaklaşık 18,5 milyonu 35 yaşın altında, yani tüketim potansiyeli en yüksek kesim.

Bu rakamlar, reklamcıların tek bir mecrayı kullanarak çok sayıda kullanıcıya mesaj iletme imkanına sahip olduğunu, aynı zamanda kişiye özel iletişim yapabilme becerisi kazandığını ortaya koyuyor. Özetle, internet reklamcılığının sunduğu gelişmiş hedefleme tekniklerinden yararlanırsanız bu geniş kitle içerisinde özel ilgi alanına sahip kişilere odaklanabilir, arama bazlı reklamlardan görüntüleme bazlı reklamlara, gelir ortaklığı modellerinden olası alıcıların belirlenmesi sürecine kadar kullanılabilecek reklam seçeneklerini ekleyerek, ‘kusursuz iletişim’ yapabilirsiniz.

2. Markalaşma
İnternetin doğrudan tepki alınabilen ideal bir reklam ortamı olduğunu; gösterimleri, tıklamaları ve geri dönüşleri birebir ölçebilmenin, kampanyaları optimize etmeyi ve yatırımın geri dönüşünü (ROI) maksimum düzeye çıkarmayı sağladığını bilmeyen kalmadı. Buna ek olarak son dönemde, internetin aynı zamanda etkin bir marka reklamı aracı olduğu da keşfedildi.

Online video reklamlarının, içerik öncesi ve sonrası yayını, normalde TV ile ilişkilendirilen marka odaklı reklamların internet mecrasında da kullanabilmesini sağladı. Buna özelleştirilmiş arka planlar, billboardlar ve yarım sayfa reklam gibi, yeni formatların da eklenmesiyle, markalar internette daha önce olmadığı kadar etkileyici reklamlar yapabilir hale geldi. Böylece internet reklamcılığı 2008’le 2010 yılları arasında yaklaşık %200 oranında bir büyüme kaydetti.

Bütün bu faktörler, online gösterim bazlı reklamların (display) değişmesine yol açtı. Şimdilik kullanıcının doğrudan aksiyona geçmesini gerektirmeyen bu değişim, daha çok marka bilinirliği ve satın alma niyeti oluşturmaya odaklanmış durumda.

Bu gelişmelere paralel olarak pazarlama iletişimcileri, internet reklamcılığının sadece tıklama oranlarından ibaret olmadığını da keşfetti. Bir internet reklamının başarıya ulaşması için, kullanıcıların mutlaka anında harekete geçmesi gerekmiyor. TV, açıkhava, basın ve sinema reklamlarında olduğu gibi internet, markalaşma açısından uzun vadeli ve olumlu bir etkiye sahip. Buna başarılı editoryal içerikleri ve sadık kullanıcıları da eklersek markalar için mükemmel sonuçlar elde etmek için ‘ideal reçete internet’ diyebiliriz.

İntenette markalaşma süreçlerini derinlemesine incelemek isteyenlere, IAB’nin Online Markalaşma Araştırması’nı ( http://www.iabuk.net/video/lucozade-building-brands-online-trilogy ) incelemelerini öneririz. Nestle, Starbucks, GSK gibi markaları da içeren araştırma hızlı tüketim malları (FMCG) kategorisinde reklamverenlerin interneti nasıl kullandığını, markalaşma ve marka konumunu yeniden belirlemek için internetten nasıl yararlandığını ortaya koyuyor.

3. Uygunluk
İnternet, diğer reklam mecralarına kıyasla reklamlarınızı çok daha etkin şekilde özelleştirmenize imkan verir. Markaların, sözkonusu ürün veya hizmetle ilgilenme olasılığı en yüksek kitleye ulaşmasını sağlar. Aşağıda internet mecrasının ‘yeteneklerine’ ilişkin bazı örnekler görebilirsiniz:

Bağlama dayalı – özellikle aradığınız şeyle ilişkilendirme imkanıNüfus özelliklerine odaklı – belirli bir yaş aralığını veya belirli bir bölgeyi hedefleme imkanıİçerik odaklı – video gibi belirli bir içerik şeklini kullanma imkanıDavranışsal – geçmişteki ilgi alanlarını / tercihlerini esas alarak reklam yapma imkanıKonum odaklı – ilgili bir zamanda tüketicinin bulunduğu mekanı kapsama imkanı

Yukarıdaki örnekler bağlamında kullanılan çerez (cookie) teknolojisi, internet kullanıcılarının geçmişte ilgili olduklarını beyan ettikleri markalar bazında yeniden hedefleme yapabilmeyi sağlar. Örneğin bir kullanıcı online bir satın alma işlemine başlayıp ödeme aşamasında vazgeçebilir. Bahsi geçen teknolojiyle sözkonusu kullanıcıya daha sonra, ilgi duyduğu ürünün yer aldığı reklamı göstermek ve bu ürünle ilgilenmiş olduğunu hatırlatmak mümkündür.

Bu ve benzeri teknikler, yayıncıların reklam envanterlerini daha verimli kullanmasını, müşterilerine daha zengin içerik ve hizmet sunmasını sağlarken, e-ticareti de tetikler. Davranışsal reklamın etkisini merak edenlerin IAB ve YouGov tarafından yapılan davranışsal reklam araştırmasını ( http://www.iabuk.net/research/library/iab-and-yougov-behavioural-advertising-research ) incelemelerini tavsiye ederiz.

İnternet reklamcılığı ayrıca ‘kişi başına maksimum gösterim sistemi’nin kullanılmasına da imkan verir. Kullanıcıların mesajları görüntüleme sayısının belirlenebilmesi anlamına gelen bu sistem, bütçelerin etkinliğini arttırır, kampanyanın erişim alanını maksimum düzeye taşır ve konvansiyonel mecralardan farklı olarak, kullanıcıların aynı reklamı defalarca görerek rahatsız olmasını engeller.

4. Yaratıcılık
İnternet, reklamcılara sınırsız bir yaratıcılık imkanı sunar. Teknolojinin 12kb gif banner’dan fazlasını kaldırmadığı eski günlerde durum biraz farklıydı. Zira o dönemde, fiziksel alandan animasyon sayısına, kullanılabilecek renk adedine kadar pek çok kısıtlama söz konusuydu. Ancak internet, sadece birkaç yıl içinde son derece zeki kişilerin / yöneticilerin katkısıyla canlı, adeta nefes alan ve durmaksızın gelişen bir platforma dönüştü. Gelişmiş teknoloji çok zengin bir dijital yelpaze ortaya çıkardı. Üstelik internet başka hiçbir mecrada olmadığı kadar günlük hayatın (yolda, işte, evde, uçakta, hatta plajda) bir parçası haline geldi.

Bu sayede internet reklamcılığında yapmak istediğiniz her şeyi gerçekleştirmek artık mümkün. Bunun için yenilikçi görüntü bazlı marka reklamlarından, içerik öncesi video reklamının görsel ve işitsel etkisine veya arama reklamlarındaki zeki kelime oyunlarından, bağlılık yaratan ve derin interaktif deneyimler sunan oyunlara kadar pek çok unsuru kullanabilir, internet reklamcılığının sınırsız yaratıcılık imkanlarından yararlanabilirsiniz.

Tek yapmanız gereken, müşterilerinize nerede ve nasıl ulaşacağınızı belirleyerek onlara Guiness’in iAd uygulamasında olduğu gibi ilgili bir mesaj göndermek veya coğrafi-iklimsel teknolojiden yararlanılan John Lewis ilkbahar sezonu kampanyasında olduğu gibi, gerçek zamanlı mecralarda şaşırtıcı ve eğlenceli reklamlar hazırlamak, özetle sıra dışı bir düşünce şekli geliştirmek.

5. Bağlılık
Eğer sonsuza dek sürecek gerçek sevginin peşinde olan bir marka olsaydık, aradığımızı bulmak için interneti kullanırdık. Neden mi? Çünkü markayla tüketicinin mükemmel biçimde flört edebileceği internet, ses ve görüntüden çok daha fazlasını sunar. İnteraktif ve son derece dinamik olan bu mecra, hem bağlama dayalı hem gerçek zamanlı olduğu için, istenen mesajın verilmesini sağlar. İnternet bir kere dikkatinizi çekmeyi başarırsa, ilginizi canlı tutmak için var gücüyle çalışır, sizin için yalnızca şekil açısından tercihler üretmekle kalmaz, aynı zamanda istediğiniz kadar interaktif katılımda bulunabilmeniz için seçim şansı da sunar.

Diyelim ki yepyeni bir ürününüz var. Kullanıcı bu ürün hakkında internetten bilgi edinebilir, ürünün videosunu izleyebilir, ürünün beta test versiyonunu herkesten önce kullanabilir ve doğrudan ürünü geliştiren kişilere sorularını yöneltebilir.

Örneğin, bir uçak bileti satın almak üzereyseniz ve doğru yerleştirilmiş bir seyahat reklamı, bulunduğunuz sayfadan ayrılmanızı gerektirmeden gideceğiniz yerdeki bir otelde yer olup olmadığını kontrol etmenizi sağlıyorsa, satın alma işlemi için muhtemelen o markayı tercih edersiniz. Bunun tek nedeni o reklamın ilginizi çekmiş olması değil, aynı zamanda gerçekten işinize yaramış olmasıdır. Veya formunuzu kazanmayı planlarken, bir spor markası size ücretsiz bir kişisel antrenman uygulaması sunuyorsa, o markaya her hafta birkaç saat ayırır ve bunun ne kadar mükemmel olduğunu başkalarına da anlatırsınız.

Kısacası internet sadece flörtle sınırlı kalmaz, aynı zamanda markayla tüketici arasında bir bağ kurar. Ürüne / markaya yönelik ilgi uyandırır ve onlara ilişkin tartışmalara / değerlendirmelere dahil olmanızı sağlar. Bunlar marka tercihine sıra geldiğinde meyvesini verir.

6. Sosyallik
TV reklamlarının 25, radyo reklamlarının 70 yılı aşkın bir süredir hayatımızda olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, dijital reklamcılığın halen emekleme döneminde olduğunu söyleyebiliriz. Her ne kadar emekleme dönemi de olsa, 90’lardan beri yükselişte olan internet ülkemizde ulaştığı 12 yaş üstü 25 milyonu aşkın aktif kullanıcıyla reklam / iletişim dünyasındaki yerini çoktan sağlamlaştırdı.

İnternetin başarısının nedenlerinden biri, tüm dünyada davranış şeklini değiştirmiş olan sosyal niteliği oldu. İnternet sayesinde nerede ve ne zaman isterseniz muhabbete girebilir, yeni bir restoranla ilgili bilgi arayabilir ve saniyeler içinde restoran hakkında yapılmış olan onlarca yoruma göz atabilirsiniz. Heyecan verici bir şeyle karşılaştığınızda, bunu sadece bir tıkla arkadaşlarınızla, ailenizle ve hatta tüm dünyayla paylaşabilirsiniz. Bütün bunlar, internet üzerindeki sosyal ağlarda giderek daha fazla zaman geçirmek anlamına geliyor.

Bu durum markalara, kullanıcıların ilgisini çekebilmeleri için sonsuz sayıda fırsat sunuyor. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta, bu ilgi çekici unsurların ürün deneyimini tamamlar nitelikte olmasını ve ilgili mesaj içermesini sağlamak. Örneğin, Facebook haber kaynağınızda, en sevdiğiniz müzik grubunun da sahne alacağı yerel bir etkinlik reklamını görürsünüz. Bu reklam hedefini tam on ikiden vurmuş olur. Veya internet üzerinde yemek tarifi ararken, markalı bir Youtube kanalında, ilgili malzemeleri satın almanıza imkan veren bir yemek tarifi videosuyla karşılaşırsanız. Reklam yine tam hedefine ulaşmıştır.

İnsanlar birbiriyle bağlantı kurarak birlikte daha çok şey yaparlar. İnternet üzerinde en uygun ücreti elde etmek için bir grubun satın alma gücü kullanılabileceği gibi, haberlere gerçek zamanlı ortamda yorumlar yapılabilir veya popüler dizileri izlerken seyircilerin de diziye katkıda bulunması mümkün olabilir. Dijital dünya, gezegenimizi daha sosyal, işbirliğine açık hale getiriyor, komünal yaşam tarzını destekleyen mecralar, insanlar ve teknolojilerle dolup taşıyor. Ve henüz her şeyin başındayız.

7. Hesap Verebilirlik
İnternet kullanıcıyla kesintisiz ve çoklu temas halindedir. Bu sayede geleneksel medyada kullanılan tüm marka ölçümlemelerinin yanı sıra müşteri davranışları, kampanyanızın etkileri ve reklam yatırımlarının geri dönüşü (ROI) hakkında fikir veren çok sayıda imkana sahiptir.

İnterneti diğer mecralardan ayıran özellik, tüketicinin internet üzerindeki yolculuğunun bütününü gösterebilme kabiliyetidir. Bu yolculukta yer alan faaliyetler arasında satış, haber bülteni aboneliği, bir reklamın görüntülenme sayısı (reklam gösterimleri), bir mikrositeyi ziyaret etmek için ilgili reklamın tıklanma sayısı, insanların reklamla etkileşim sayısı, yeni kayıt oluşturma, sosyal medya beğenileri, takibe alma vb. işlemleri sayabiliriz.

Örneğin 2010’da Cadbury Dairy Milk için düzenlenen bir internet kampanyasında 30 milyon reklam görüntülendi ve 6 milyon ayrı kullanıcıya (Birleşik Krallık nüfusunun %10’u) ulaşıldı. Bu kampanya dahilinde, kullanıcılar tarafından oluşturulan ve izlenen videolar, bloglar ve twitter’da kampanyayla ilgili olarak yapılan yorumlar gibi pek çok unsur yer aldı. Online reklamların satışla ilintisi irdeleyen araçlar kullanılarak, Cadbury’nin bu kampanyayla internet üzerinde harcamış olduğu 1 İngiliz Sterlinine karşı, 3 İngiliz Sterlini kazandığı hesaplandı.

8. İnteraktivite
İnternet, kullanıcının web siteleri, e-postalar ve diğer online hizmetler vasıtasıyla, bağlantıları tıklamasına, yazı yazmasına, konuşmasına, kayıt yapmasına ve internet üzerinde kendi yolunu bulmasına imkan veren “itme-çekme” stratejisinin geçerli olduğu bir mecradır. Dahası bu mecra reklamcıların, müşterilere doğrudan yanıt vermesine ve müşterilerle etkileşimde bulunmasını da sağlar.

İnteraktivite, müşteriler için yüksek oranda bağlılık oluşturan, yoğun bir deneyim anlamına gelir. Online gösterim bazlı reklamlarda bir marka mesajı verilebileceği gibi, müşteri bilgileri toplanmasına imkan veren formlar, video klipler, oyunlar, hatta alışveriş fonksiyonu vb. unsurlar vasıtasıyla bir mesajdan çok daha fazlası da sunulabilir.

Marka reklamcılığının bu iki olumlu yönü interaktif deneyimle birleşince etkileşimin kapsamı genişler, duygular harekete geçirilir ve tepki verilmesi teşvik edilir. İnteraktivite, kişilere ürün veya hizmetlerden söz etmek, eğlendirmek, markalaşmak, geribildirim almak, olası alıcılar belirlemek ve satış yapmak için kullanılabilir.

İnteraktivitenin tek sınırı hayal gücüdür. Mesele marka mesajını müşteriye tek yönlü olarak dayatmak yerine, onu sürece dahil edebilmek ve interaktivitenin yeteneklerini kullanarak müşteriyi bir markaya çekmektir.

9. Gerçek Zamanlılık
İnternet, diğer mecraların aksine elde edilen sonuçları anında almanıza ve faaliyetlerinizi gerçek zamanlı olarak düzeltmenize, ayarlamanıza izin verir. İnanılmayacak bir güce sahip ve benzersiz olan bu özelliğin kullanımı da son derece kolaydır. Online gösterim bazlı reklamcılıktan, aramaya, e-postalara yahut sosyal medyaya kadar, hangi aracı kullanırsanız kullanın, kampanyayı yayına soktuktan dakikalar sonra, tüketicilerin reaksiyonunu görebilirsiniz.

Kampanya sırasında, aldığınız sonuçları iyileştirmek üzere reklamı değiştirebilir veya düzeltebilirsiniz. Başka hiçbir reklam mecrası bu esnekliği sunamaz. İnternet reklamcılığının gerçek zamanlı niteliğinin en yararlı kullanım şekillerinden biri, kampanyanın başında birden çok kreatif materyali test edip, en iyi performansı vereni belirlemek ve kampanyayı buna göre yeniden düzenlemektir.

Bu, reklamcıları tüketicilerin neye tepki vereceğini tahmin etme zahmetinden kurtarır ve reklam yatırımından maksimum verim elde edilmesine imkan verir. Geleneksel mecrada ise kreatif çalışma başarılı olmasa dahi, kampanya her durumda devam eder. Daha da kötüsü muhtemelen kampanya döneminin ortasına veya sonuna gelene kadar reklamın başarılı olup olmadığı hakkında fikriniz bile olmaz. İnternetin gerçek zamanlı olabilmesi, bu mecranın her yönüyle iç içe geçmiş bir pazarlama devrimi niteliğindedir.

10. Mobil İnternet
Mobil internet her geçen yıl gelişiyor MMA (Mobil Marketing Association) verilerine göre Türkiye’de 61,7 milyon mobil abonesi var ve bunların 21,4 milyonu 3G abonesi.

Mobil internet artık gündelik yaşantımızın bir parçası durumunda. Ortalama bir mobil mecra kullanıcısı telefonunu günde 18 kez eline alıyor ve bu rakama aramalarla SMS mesajları dahil değil.

Tüketiciler mobil interneti her şey için kullanıyor. Örneğin Google’daki genel restoran aramalarının %30’u mobil internet vasıtasıyla yapılıyor. Aynı şekilde otomotiv alanındaki aramaların %17’si, tüketici elektroniği aramalarının %16’sı mobil cihazlardan yapılıyor. Daha da önemlisi, tüketiciler mobil cihazlarından sadece internette gezinmekle kalmıyor alışveriş de yapıyorlar. IAB araştırmalarına göre Birleşik Krallık’taki mobil telefon sahiplerinin %51’i mobil ticarete yönelmiş durumda.

Her geçen gün daha fazla reklamcı mobil internet dünyasının potansiyelini keşfediyor. IAB/PwC’nin mobil reklam harcamaları çalışmasına göre mobil reklamcılık harcamaları, 2009’dan 2010’a dek %116 artmış. Finans ve tüketim malları gibi ana sektörlerin önde gelen markaları mobil internet mecrasına yatırım yaptıkça, markasına yarar sağlamak için mobil internetten yararlanan reklamcıların sayısı da artıyor. Kısacası çağın gerisinde kalmak isteyemeyenler için mobil interneti kullanma zamanı geldi.

Kaynak: IAB

Tabletin Reklam Standartları Belirlendi

3 Mar

Pazarlama dünyasının farklı kesimlerinden dev isimleri bir araya getiren ‘The Pool’ adlı proje tamamlandı. VivaKi öncülüğünde gerçekleştirilen ve tüm sektörü kapsayan araştırma ile tablette yer alan reklamların standartları belirlendi.

Küresel bir araştırma olan “The Pool’ ilk olarak 2010 yılında VivaKi tarafindan, online endüstri için en iyi reklam formatını saptamak amacı ile başlatılmıştı. Online videolarda yer alan reklamlar için tercih edilen standartların belirlenmesinin ardından projenin odak noktası 2011 yılı itibariyle tablet oldu.

Toplamda 26 ABD kökenli reklamveren ve yayıncı kuruluşun katılımı ile güçlenen projede üç aşamalı (kantitatif, kalitatif ve saha araştırmaları) bir araştırma sürecinden geçildi. 20 milyon ABD’li tüketicinin dahil olduğu araştırmada 37 reklam formatı, 14 aylık bir süreç boyunca teste tabi tutuldu.

Araştırma sonucunda hem tüketiciler hem de ‘The Pool’ grubuna dahil profesyoneller tarafindan üç reklam favori olarak belirlendi.

Kazanan modeller arasında “Banner to full page’ ilk sırada yer aldı. Temeli banner’lara dayanan bu tür, standart banner’lardan farklı olarak genişleyip tam ekrana geçmeleri için fark yaratıyor. Tam sayfa haline gelen bu banner tipi, daha kuvvetli bir etkileşime olanak sağlıyor. Tercih edilen formatlardan bir başkası ‘Tre-roll with Overlay’ oldu. Formatın en önemli özelliği tüketicilere izledikleri videodan ayrılmadan ek videolar, oyunlar ve sosyal medya aracılığı ile markalarla etkileşim kurma fırsatı sunuyor olması. Üçüncü favori format ise tablet döneminin ‘basılı reklamları’ olarak adlandırılan Rich Media Interstedal oldu.

Görsel

Tablet yeni bir hediye, değerlendirmek gerek

VivaKi Genel Müdür Yardimcisi Tracey Scheppach, araştırmanın başladığı dönemde tabletlerin henüz emekleme aşamasında olduğunu söylerken, oyunun kurallarını tamamen değiştirecek olan bu cihazların reklam potansiyelini öğrenmek için çalışmaları gerektiğini bildiklerini söyledi. Yapılan araştırmanın derinliğinden hiçbir şüphe duymadıklarım belirten Scheppach, alınan sonuçların tablet kullanıcılarını başarılı bir sekilde temsil ettigini iddia etti. Aynı zamanda projenin kurucusu olan Scheppach sözlerini Steve Jobs’un pazarlamacılara büyük bir hediye verdiğini ve şimdi sıranın bunu pazarda kullanmakta olduğunu vurgulayarak noktaladı.

Görsel

(Kaynak: Mediacat & Vivakiconnected)

Türkiye’de Dijital Reklam Yatırımları 2013

6 Feb

internetIAB TÜRKİYE ADEX-TR RAPORUNA GÖRE DİJİTAL REKLAM YATIRIMLARI %24 BÜYÜDÜ, 2013’Ü 1.17 MİLYARLA TAMAMLADI!

IAB Türkiye Dijital Reklam Harcamaları // AdEx-TR 2013 Raporu’na göre;

Display, arama raporu, mobil reklam, ilan sayfaları, e-posta, oyun içi reklam gibi uygulamalardan oluşan internet reklam yatırımları toplamı; 1.169 milyon TL, Gösterim/tıklanma bazlı reklam, video, sponsorluk ve gelir paylaşımlı reklam yatırımlarından oluşan “Display Reklam Yatırımları”; 446.5 milyon TL, Ücretli sıralama, arama motoru görüntülü reklam ağından oluşan “Arama Motoru Reklam Yatırımları”; 587.3 milyon TL, Mobil gösterim ve mobil opt-in SMS/MMS’den oluşan “Mobil Reklam Yatırımları” 44.8 milyon TL,
İlan sayfaları reklam yatırımları 79.3 milyon TL olurken, e-posta ve oyun içi reklam yatırımları toplamı 11.3 milyon TL olarak gerçekleşti.

IAB Türkiye 2013 Dijital Reklam Yatırımları (*Milyon TL)

İnternet Reklam Yatırımları Toplamı 1,169.2*

Display Reklam Yatırımları 446.5
Gösterim ya da tıklama bazlı reklam yatırımları 319.2
Video reklam yatırımları 69.5
Sponsorluk yatırımları 35.5
Gelir paylaşımı reklam yatırımları 22.2

Arama Motoru Reklam Yatırımları 587.3
Kelime bazlı reklam yatırımları 401.5
Arama motoru görüntülü reklam ağı yatırımları 185.8

Mobil Reklam Yatırımları 44.8
Mobil gösterim reklam yatırımları 16.4
Mobil opt-in SMS/MMS yatırımı 28.4
İlan Sayfaları Reklam Yatırımları 79.3
Diğer 11.3
E-posta 5.9
Oyun içi reklam 5.4
(Tüm rakamlar IAB Türkiye tahminidir. Yaratıcı işler, CRM çalışmaları, SEO yatırımları hariçtir.)

IAB Türkiye Başkanı Ahmet Pura dijitalin milyar TL sınırını aştığını vurgulayarak, “PwC Outlook 2013 raporu, küresel reklam endüstrisinin 2012 ile 2017 arasında %5.7 büyüyerek 461 milyar $’dan 609 milyar $’a çıkacağını öngörüyor. Toplamın içinde özel bir yere sahip olan mecra ise her zamanki gibi internet. Zira bu dönemde internetin büyüme oranının %13 olması bekleniyor. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 46 ülkenin, 2017’ye kadar çift haneli rakamlarla büyüyeceği de raporda öngörülenler arasında. Türkiye, 2013’te %24’lük bir büyüme oranı yakalayarak beklentileri doğruladı.” dedi. Sözlerini, “Her yıl internet reklam yatırımlarını açıklarken içinde bulunduğumuz dönemde öne çıkacak konuları dile getiriyorum. 2014 için yapılan araştırmalardan hareketle bu yıl sektörün mobil, içerik pazarlaması, insan kaynağı ihtiyacı ve dijital kanalların entegrasyonu üzerine yoğunlaşacağını söyleyebilirim.” diyerek tamamladı.

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 965 takipçiye katılın