Tag Archives: 4129!

Reklamın Konvansiyoneli ya da Dijitali olmaz

22 Nis

  Pazarlama dünyasının doğruları çok hızlı değişiyor, buna ayak uyduramayanlarsa doğal seleksiyona mahkûm kalacak. Her şey söylendiği dönemi bağlamalı, özellikle de konu pazarlama ve reklamcılıksa… “Reklamın iyisi kötüsü olmaz” derlerdi; bugünün doğrularına bakarsak “reklamın konvansiyoneli ya da dijitali olmaz” demek daha isabetli olacaktır.

Konvansiyonel reklam ajanlarının tecrübesi yeni dünyada tek başına çok yetersiz kalıyor. Yiğitliğe b*k sürdürmemek için “ne var canım dijitalde, LinkedIn’e tam sayfa ilan veririz olur biter!” diyen reklamcı abilere, ablalara Youtube’da reklamların 5 saniye olduğunu lütfen siz anlatın.

100 Numaralı adam filminde Şaban adeta reklamcılığın geleceğini görmüş. Şaban’ın da dediği gibi “Reklam reklamdır, reklama reklam demeyen arkadaşlara teessüf ederim. Reklam 3 kola ayrılır, bu kollar sonra bir yerde birleşirler… Bilmem anlatabildim mi?”

Evet, zamanın ihtiyaçlarına göre ayrılan reklam kolları artık tekrar birleşiyor.
Son 10 yıldır konvansiyonel ajansların altında kurulan dijital ajanslar bu talebi karşılayamıyor çünkü bu tür yapılanmalar dışarıdan çok uyumlu gözükseler de tam anlamıyla homojen bir yapıya sahip değillerdir. Çoğu reklamveren dijital tarafın çıkardığı işleri ana yemeğin kenarındaki garnitürler gibi düşünür.

Aynı çatı altında olsalar da genelde konvansiyonel taraf, dijital tarafın işlerini küçümser, dijital taraf da konvansiyonelin dinozorluğundan yakınır. Hiçbir zaman yekvücut çalışamazlar, çalışıyorum diyen de yalan söylüyordur.

Geçen günlerde duyurulan 41? 29! ve Grey İstanbul birleşmesi ve ajansların 4129Grey adını alması, var olan bu sürecin Türkiye’deki ilk resmi ve sözde yapılmayan yansımasıdır. Tabii ki de iç dengelerin oturması ve tam anlamıyla bir homojenize oluşum, biraz daha zaman alacak.

WPP grubunun ülkemizde birkaç dijital ajansın çoğunluk hisselerini aldığını biliyoruz. Belki de 41? 29! ve Grey İstanbul birleşmesi, WPP grubunun elinde tuttuğu diğer geleneksel ve dijital ajansları birleştirme konusunda atacağı adımları planladığı bir pilot uygulama olacak. Yapılanma ve işleyiş süreçlerini heyecanla bekliyoruz.

Öte yandan yeni nesil diye tabir edilen ajansların yaptığı TVC işleri de takdire şayan. Gözümden kaçırdığım bir iş varmış, geçtiğimiz aylarda Guy Kawasaki’nin blog’unda gördüm. Plesanta, Doğadan markası için yaptığı bu işle çıtayı bir hayli yükseltti. Ajansın diğer işleri çoğu geleneksel ajanstan hayli iyi. Bu “ben gelenekselciyim, öyle de kalırım arkadaş!” diyen ajansları korkutmalı çünkü aşağıdaki video onlar için gerçek bir tehdit.

Konvansiyonel ya da dijital olarak yapılan işlerin arasındaki çizgi giderek kaybolmaya başladı. Reklamverenin gözettiği marka çıkarları için tek safta durmak, ben sadece buyum demek işlerinizi daha da zorlaştıracak. Günümüz dünyasında başarının yolu mecra bağımsız entegre çalışan kampanya kurguları yaratmak ve üretmekten geçiyor. Bunu sadece sözde konumlandırma yaparak başarmak imkânsız. Yeni konumlandırmanın tam anlamıyla işe yaraması için önce iç yapının değişmesi gerekiyor. Sayıları pek olmayan ama gitgide artan melez reklamcılar (gelenekseli bilen fakat aynı zamanda “digital native”) bu ajans birleşmelerinde Japon yapıştırıcısı görevini görmeli.

 

Kaynak: MediaCat  (Ajans Başkanı Köşe yazısı)

Reklamlar